Günce 7: Güz- 2026. Düşmeler de yola dahildir yahut Güldüren de ağlatan da O'dur



Bu dönemin Mottosu Akif'den: "Allâh’a dayan sa’ye sarıl hikmete râm ol Yol varsa budur bilmiyorum başka çıkar yol"




27 mart
Bugün de güne mezhepçilerden tiksinerek uyandım. 
Merk ber Amerika!



25 mart

umutsuzluk yok. 
sezai karakoçun çok hoş bir videosu vardı. müslüman Allah'dan umut kesmez diye. bulursam onu da ekleyeyim buraya. 

24 mart
bayram ve sonrasında küçük bir hastalık atlattık. tam atlamadı ama altından üstünden geçip bugün kendimi tezin başına tekrar oturttum. bayramın ilk günü çok hoştu.  Katya, Lamia ve Sema ile bayram namazını kıldık. Kocaman bir salonda 5x kılındı. Bu renkleri özleyeceğim. Çoka. Sonra Sinan ailesinin bayramlaşma etkinliğine katıldım. Gurbette olmayı unutturan öyle aileler ile tanıştım ki burada. Hangisi için şükretsem azdır.

Şimdi önümüzdeki 1.5 ay inş yopun bir biçimde odaklanarak tezi bitireceğim. Rabbim kolaylaştır.

Ha bu arada, öldürmeyen acı güçlendirir. denendi, onaylandı.

zamanında acıdan gebermeme neden olan olayları, bugün şükürle anıyorsam eğer, bu canım Rabbimin ikramı ve ihtidası iledir.
Düşülen kuyulardan çıkılmaz sanmayın, bi Yusuf olmasak bile bizim için de çizilmiş bir yön vardır.
Ha kuyuya atanlar size gelince; Yusufun abileri hükmünce, er ya da geç o büyük karşılaşma olur. Savunmanızı hazırlayın. thx. 
Bi intikam metni gibi olmuş. hahha. yok . genel bir manifesto sadece. :D

16 mart
Update: mümkün kadir gecesi 
Allahım sen ümmeti mezhepçilik hastalığından kurtar. Beldelerimize esenlik ver. Zalimi, siyonist çeteleri ve işbirlikçelerini kahreyle. Bize akıl fikir izan ver. 
Rızan doğrultusuda bir yaşam, hikmete ram olmuş bir yol, aynı niyette yoldaşlar nasip eyle.
Kalbime dirlik düzen ve huzur ver. Zihnime ve hayatıma sekinet ver.
Kötüden koru, iyiye yönelt. Affedicisin affetmeyi seversim bizi de affeyle. Sana hamd, rasulüne salat ve selam olsun.
---
ayrıca bugün msa'nın da iftarına katıldım. ümmetin renklerinin yakınen görüldüğü ortamlara bayılıyorum. akzentleri de sayarsak 10'a yakın farklı dilin konuşulduğu, ama herkesin tek bir kelime etrafında birleştiği, mümkün "vahdet" fikrinin canlı örnekleri. love you!
---

isviçrelilerden öğrendiğim hayat kalitesi artıran bir yaşam şekli var. az işi öz yapma isteği. bir tutku yahut yaşam disiplini onlardaki. tercih etmiyorlar zaten öyle öğreniyorlar. evlerine davet ettiklerinde çeşit çeşit yemek yapmak yerine sınırlı sayıda yemek yaparlar. ve saatlerce "banana bread" üzerine konuşabilirsiniz mesela. yahut mercimek köftesinin. abartmıyorum, saatlerce.
mesela diş temziliği yapan müstakil yerler var. buradaki kişiler size istediğiniz kadar danışmanlık verir, ince ince temizler ve memnuniyetiniz aslolandır.
kitapçılar. en sevdiğim yerler. özenle dekore edilmiş, ve size uygun bir köşe sunmak için uğraşırlar.
hocalar zaten candır. ulaşılır olabilmek ve feedback ile öğrenciye destek olmak, yormadan öğretmek onlar için mühim.
temizlikçisi, otobüs şoförü, market çalışanı. işini sevme düsturunu ve işi iyi yapma sevgisini öğretiyor. 

bu ülkeden çok şey öğrendim. kendime ve yaşama dair. iyi ki varsın ikinci evim. 

14 mart
Kadir gecesi olması umudu ile. Arınmış ve affolmuş olmayı dilerim. Affın, günahın hatırlanmayanından dilerim. Sabrı, direnmekle birlikte, tevekkülü aktif olmakla birlikte dilerim.
Rümlangdaki Şehbal iftarından dönüyorum.
S9
Ümmetin renklerini seviyorum 💜
13 mart
“İdeale erişilmez, ideal uğruna ölünür”
-Hasan Demiroğluü



11 mart
Ramazan’da toparlanıp gidiyor. Elhamdulillah bu yıl daha sakin ve razı geçiyor gibi hissediyorum.
Oerlikon’dan Uster’e gidiyorum. Celine iftara davet etmişti. Melodie isimli bir arkadaşıyla birlikte, müslüman arkadaşlarına iftar hazırlamışlar. Öyle tatlılar ki. Bu işte ya, çokluktaki birlik bu😍

Bana dün yazdı, tam olarak “helal” tanımını öğrenmek için. Ona göre hazırlık yapmışlar. Celine ve Melodie rahibelik okulundan arkadaşmış, anladığım kadarıyla.  
Benim bi arkadaşımla birlikte hristiyan arkadaşlarım için noel sofrası kurmak hiç aklıma gelmemişti mesela. Öğrenecek çok şeyim var. Elhamdulillah.
Anlayanlardan ve yaşayanlardan olmal duamdır:)
10 mart
"insan bir durum değil süreçtir, yaradılışın kendisi gibi"
23 Şubat
Şubat'da toparlanıp gidiyor işte. Kulağım da ağrı var. Birazdan doktora gideceğim.
Gitmeden akşamki siyer dersi için okuma yapıyordum. A. Macit Hocanın (2019) makalesinden bir kesit. Moderniteyle yahut Batıyla karşılşaşmayı; ibka, iptal ve ıslah perspektifinden ele alan kaliteli bir çalışma:

"18. asra gelindiğinde Müslümanlar siyasal ve iktisadi çöküntü, bilimsel zayıflama içinde bulunmakta; Batı ise modernite ile birlikte yeni bir toplumsal ve siyasal sistem üretmekte ve sanayi devrimine dayalı teknik gelişmeleri hızla sürdürerek Büyük Dönüşüm yaşamaktadır. Bu zeminin kaymaya başladığı 17. asırda esasen karşılaşılan sorunların bir muhasebesi yapılırken, çözüm de kendi kadim medeniyet birikiminde aranmıştır. Ancak 18. asırda muhasebe ve çözüm arayışı artık cedid’e yani Batı’ya göre yapılmaya başlanmıştır. Bu dönem itibariyle Batı medeniyeti ile girilen etkileşim çerçevesinde iki temel soru ön plana çıkmıştır. Bunlardan birincisi “Biz nasıl bu hale düştük?”; ikincisi ise birinci soru ile de irtibatlı bir şekilde “Bu halden nasıl kurtulabiliriz?” Bu sorular etrafında özellikle 18. asırda başlayan büyük farkındalık askeri, idari, hukuki, ilmi olarak Batı ile yoğun bir şekilde etkileşime girilmesini zaruri hale getirmiştir. Bu bağlamda daha önce Abbasiler döneminde yapılan tercümelerden elde edilen tecrübe ekseninde Beytü’l-Hikme örnekliğinden hareketle 19. asırda Tercüme Odası isimli büyük kurumlar kurulmuştur. Bu kurumlar bir taraftan Avrupa ile köprü işlevi görmüştür.13 Bununla birlikte Batı’da ne olup bittiğini anlamak için Avrupa’ya özellikle Fransa ve Almanya’ya öğrenciler yollanmıştır. "
.....
"Bazı adımlarını ifade ettiğimiz bu üçüncü karşılaşmada çözüme yönelik çabalar sergilenmesine rağmen 19. ve 20. asırda Batı karşısında mukavemet gösteremeyen İslam dünyası Avrupa ile önceki karşılaşmalarda olduğu gibi sadece ilmi veya askeri- siyasi alanda değil hayatın hemen hemen her alanında vuku bulan bir karşılaşma gerçekleştirmiştir. Bu karşılaşmada Avrupa, tabiri caiz ise sadece İslam dünyasını değil aynı zamanda tüm Batı dışı toplumları yenilgiye uğratarak modernizasyona dayalı tek taraflı bir tesir oluşturmaya çalışmıştır. Haddizatında sosyo-kültürel olarak modernizm, askeri ve iktisadi olarak emperyalizm ve sömürgecilik, siyasi ve idari olarak ulus- devletleştirme, dini olarak misyonerlik, ilmi olarak düşüncede pozitivizm, felsefe ve tarihi materyalizm, biyolojik ilimlerde Darvinizm, psikolojide Freudizm’in hakimiyeti ve dini ilimlerde oryantalizm İslam dünyasının bütün alanlarını tesir altına almıştır."


19.02.25
https://www.youtube.com/watch?v=kQt52ixVYRs&list=RD_-TKQblb294&index=2

kütüphanedeyim. arka fon böyle. Ramazan ilk gün.

"çağla aşık yunus çağla, hû mevlam hû. sen özünü hakk'a bağla. hû mevlam hû. ağlar isen başına ağla. hû mevlam hû. elden vefa yoğa benzer. hû mevlam hû."
16.02.26
nasıl oldu bilmeden geldiğim yer buna yakın olabilir
https://www.youtube.com/watch?v=tkGb1FiW7oI&t=267s

olur da bir gün kalemimi oynatma cesaretim olursa: yola çıkma hikayemi yazacak olursam. yalnızlıktan başlamalıyım. yalnızlığı sevmemden.  ya da sevdirilmesinden. hirasız olmuyor.
14.02
Uster Bibliothek
Dün Basel'de Beyütl Makdis seminerim vardı. Sevgi derneğinde. Basel, Herzl'in siyonist kongreyi yaptığı yer. Sembolik olarak bir anlamı var, en azından benim için. Orada tanıştığım Azize dedi ki, "belki de bizim bu çalışmalarım tarihin tersi yönde gideceğine dair bir mesajdır" kim bilir?
Ne demiş akif,
"Allâh’a dayan sa’ye sarıl hikmete râm ol Yol varsa budur bilmiyorum başka çıkar yol"
eyvallah

Bir de seminerden sonra yanıma gelip "çok güzel anlattın al sana hediye çorap" diyip lacivert çorap hediye eden teyze seni de unutmayacağım. Nasıl malum oldu ki sana benim lacivert çoraba olan ihtiyacım?

12.2.26
çalışmada ikinci gün. aynı anda çok yerde bulunmak mümkün olsa ruhum nasıl hissederdi acaba?
bir de şey hisettim, fakülteyle ilgili bir şey oldu, iyi hissettirilmek de iyi hisettirmek kadar önemliymiş.
teşekkürler sevgili departmanım.
11.2.26

Ramazan'a bir hafta kala yenilenme manifestosu. Konum aynı. Şükür, dirilmiş bir azim, çaba ve plan ile yeni döneme başladım. Korkular yine var tabi ama kontrol edilebilir. Yolda bilmem kaç kere tökezledikten sonra daha kontrol edilebilir oluyor korkular da. İsviçreye döndüm. Dönüşler her defasında bir şeyleri de alıp gidiyor ya. Ya da ekliyor. Bu başka bir meselin konusu. Findings chapterırnı Ramazana kadar bitirsem aliyyul ala olur. Umarım Ramazan'da dobarlanmama vesile olur. Salışlarımın değil derli toplu oluşlarımın başlangıcı olur. Disiplin ya Rab! 

Nasıl oldu bilemedim ama güzel bir şey oldu iç alemimde. Sanırım bir parça teslimiyet öğrendim. Ve olma bilincini biraz kenarından keşfettim. Kendin olma ve olmayana yahut olana "O'ndan gelir O'na gider" bilinciyle bakma. Kenarından kıyısından bu bilince ulşama çabasında olmak bile büyük ferahlık.  Hamd.  

 



 

Yorumlar