Hz. Peygamber’in Dualarından





Mizan dolusunca, ilmin müntehasınca, ilahî rızanın son noktasınca, nimet sayısınca ve arşın ağırlığınca Allah’a hamd olsun ve resulüne salat ü selam olsun.

Allahım, bütün hamd sanadır. Allahım, senin lutfettiğin genişliği kimse daraltamaz, daralttığını da kimse genişletemez. Senin verdiğini kimse engelleyemez, engellediğini de kimse veremez. Senin saptırdığını kimse doğru yola iletemez, doğru yola erdirdiğini de kimse saptıramaz. Senin uzaklaştırdığını kimse yakınlaştıramaz, yakınlaştırdığını da kimse uzaklaştıramaz.

Allahım, senden bereketini, rahmetini, lutuf ve esenliğini dilerim.

Allahım, senden, asla yok olup gitmeyen, sürekli var olan nimetini dilerim.

Allahım, senden korku gününde güvenlik, fakirlik gününde zenginlik dilerim.

Allahım, bize verdiklerinin de vermediklerinin de şerrinden sana sığınırım.

Allahım, bizim ruhumuzu müslüman olarak al.

Allahım, bize imanı sevdir ve gönüllerimizi onunla süsle; küfrü, fıskı ve isyanı bize çirkin göster. Bizi gerçek anlamda olğunluga, hakka ulaşanlardan eyle.

Allah’ın bütün elçilerine selam olsun.

Hamd alemlerin rabbi olan Allah’adır.

Allahım ben sabaha ulaştım (veya: akşama ulaştım); seni şahid tutuyorum, arşını taşıyanları ve diğer meleklerini, bütün mahlukatını şahid tutuyorum ki senden başka ilah yoktur, sen teksin, ortağın yoktur ve Hz. Muhammed de kulun ve elçindir.

Bütün mülk âlemlerin rabbi Allah’ın hükümranlığında olarak sabaha ulaştık, Allahım senden bu günün hayrını, genişlik ve kolaylığını, başarısını, aydınlığını, berketini ve hidayetini diliyorum; onda bulunan kötülüklerden ve sonraki günlerin şerrinden sana sığınıyorum.

Allahım, sen benim rabbimsin, senden başka ilah yok; beni sen yarattın, ben senin kulunum, sana verdiğim söz ve ahide gücüm yettiği ölçüde bağlı kalmaya çalışıyorum; yaptığım kötü işlerden sana sığınırım; bana olan nimetini dile getiriyor, günahımı itiraf ediyorum, günahlarımı bağışla, senden başka günahları bağışlayacak biri yoktur.

Allahım, bilerek şirk koşmaktan sana sığınırım; bilmeden koştuğumdan dolayı da affını dilerim.

Allahım, bana olan nimetinin son bulmasından, lutfettiğin esenliğin değişmesinden, cezanın aniden gelmesinden ve her türlü gazabından sana sığınırım.

Allahım, beni ateşten koru.

Allahım, keder ve üzüntüden sana sığınırım, acizlik ve tenbellikten sana sığınırım, korkaklık ve cimrilikten sana sığınırım, borçların bana baskın gelmesinden ve insanların zulmüne uğramaktan sana sığınırım.

Allahım beni utandıracak davranışlardan sana sığınırım, benim mahvıma sebep olacak arkadaştan sana sığınırım, beni oyalayıp gaflete sokacak emelden sana sığınırım, seni anmayı unutturacak fakirlikten ve azdıracak zenginlikten sana sığınırım; beni senden ayıracak her şeyden sana sığınırım.

Allah’ın yaratıklarının şerrinden, gökyüzünden aşağı inenlerin ve gökyüzüne yükselenlerin şerrinden, yerden çıkanların ve yere inenlerin şerrinden, gece ve gündüzün fitnesinin şerrinden, bir hayra yol açanı hariç gece çıkıp gelen her şeyin şerrinden Allah’ın mükemmel kelimelerine sığınırım ey Rahmân.

Allahım, bize günahla aramıza engel olacak kadar korkundan, bizi sayesinde cennetine ulaştıracağın itaatinden, bize kendisiyle dünya musibetlerini hafifleteceğin yakîn bilgisinden (imandan) nasip ver; bizi yaşattığın sürece kulaklarımız, gözlerimiz ve kuvvetimizden faydalandır, ölümümüze kadar da bunu devamlı kıl; bize zulmedenlerden öcümüzü sen al, bize haksızlık yapanlara karşı bize yardım et; karşılaşabileceğimiz musibetler dinimiz hususunda olmasın; dünyayı en büyük tasa kaynağımız ve bilgiden ulaşacağımız son nokta yapma, bize acımayacak kimseyi üzerimize musallat etme.

Ey İslam’ın ve müslümanların hamisi, sana ulaşıncaya kadar beni İslâm üzere sabit kıl.

Allahım, hayatımın en hayırlı kısmı sonu olsun, amelimin en hayırlısı en son işlediğim olsun, en hayırlı günüm sana ulaştığım gün olsun ; Allahım, bana ölümü de ölümden sonrasını da bereketli kıl.

Deki: “Ey mülkün sahibi Allahım, sen mülkü dilediğine verir, dilediğinden alırsın; dilediğini yüceltir, dilediğini alçaltırsın; her türlü hayır senin elindedir ve sen her şeye gücü yetensin”; Ey dünyanın ve ahiretin rahmânı ve rahîmi, dünya ve ahireti dilediğine verir ve dilediğini onlardan mahrum bırakırsın. Bana, senden başkasının acımasına ihtiyaç duymayacağım bir şefkatle merhamet et.

Kendisinden başka ilah olmayan, diri, güçlü ve yüce Allah’tan bağışlanma diler, ona tevbe ederim.

Allahım senin şanın ne yücedir, sana hamd ederim; senden başka ilah olmadığına şahitlik ederim, senden bağışlanma diler, sana tevbe ederim; çirkin bir davranışta bulunup kendime zulmettim, beni bağışla. Günahları senden başka bağışlayacak kimse yoktur.

Halîm ve kerîm Allah’tan başka ilah yoktur, alî ve azîm Allah’tan başka ilah yoktur, yüce arşın rabbi olan Allah’ı her türlü noksanlıktan tenzih ederim, hamd âlemlerin rabbi olan Allah’adır. Allahım, senden, rahmetine nail olmamı sağlayacak amelleri, bağışlamana vesile olacak davranışları, her hayra kavuşmayı ve her günahtan uzak kalmayı, cenneti kazanmayı ve ateşten kurtulmayı nasip etmeni diliyorum.

Allahım, bağışlamadığın hiçbir günahım, gidermediğin hiçbir sıkıntım kalmasın, karşılamadığın hiçbir borcum, bu dünya ve ahiret ihtiyaçlarımdan hiçbir ihtiyacım kalmasın, ey merhametlilerin en merhametlisi.

Allah’ın bütün elçilerine selam olsun.

Hamd alemlerin rabbi olan Allah’adır.

Salavat-ı Şerîfeler

“Allahım, kendisine salat okumayı bize emrettiğin gibi sen de Hz. Muhammed’e salat eyle; Allahım Hz. Muhammed’e layık olduğu şekilde salat eyle; Allahım, razı olduğun ve hoşnut kaldığın şekilde ona salat eyle.

“Allahım, sayesinde düğümlerin çözüldüğü (güçlüklerin aşıldığı), üzüntülerin dağıldığı, ihtiyaçların giderildiği, isteklere ve güzel sona ulaşıldığı, bulutlardan keremli yüzü suyu hürmetine yağmurun istendiği efendimiz Hz. Muhammed’e mükemmel şekilde salat eyle ve tam şekilde selam et. Ona, ailesine ve ashabına her bakış ve solukta, sana malum olan şey sayısınca salatü selam olsun!”.

”Allahım, efendimiz Hz. Muhammed’e öyle bir salat eyle ki onunla bizi bütün afet ve tehlikelerden kurtar, onunla bütün ihtiyaçlarımızı gider, onunla bizi bütün günahlardan temizle, onunla bizi en yüksek derecelere yükselt, onunla bizi hayatta ve öldükten sonra umulan en yüce hayırlara ulaştır, ey merhametlilerin en merhametlisi”.

“Allahım, insan ve cin yaratıklarının en şereflisi, iman hakikatlerinin kaynağı, ihsan tecellilerinin mazharı, rahmânî sırların kendisine indiği, nebiler gerdanlığının ortasındaki değerli taş, resuller ordusunun öncüsü, yüce peygamberler süvari alayının başı, bütün mahlukatın en üstünü, en yüce şeref bayrağını taşıyan, en yüce kerem ve azamet yularının sahibi, ezel sırlarının şahidi, ilk mevcutların nurlarının müşahidi, ilâhî kelâmın tercümanı, ilim, hilim ve hikmetin kaynağı, cüz’î ve küllî varlık sırrının mazharı, süflî ve ulvî varlığın göz bebeği, iki âlemin cesedinin ruhu, iki dünya hayatının gözü, en yüce kulluk mertebelerine ulaşan, seçkinlik makamlarının ahlakıyla ahlaklanan, büyük dost, kerim sevgili, efendimiz Abdülmuttalib oğlu Abdullah’ın oğlu Hz. Muhammed’e, aile ve ashabına sonsuz lütuf ve ihsanlarının en üstününü, bitimsiz en verimlisini, sayı ve üstünlük bakımından selamlarının en temizini lutfet; malumatın sayısınca, kelimelerinin mürekkebi miktarınca, Seni ananların her anışında, seni anmaktan gafil olanların her gaflet anında lutfet ve çokca selam et. Allah, Resulullah’ın bütün ashabından razı olsun!”.

Ahmet Özel Hoca'nın arşivinden....

Yorumlar